Üniversite Kayıtları İçin Son Gün Yarın

Üniversite Kayıtları İçin Son Gün Yarın
08 Eylül 2011 17:38
Üniversiteye girmeye hak kazanan adaylar için son kayıt günü yarın…
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerdeki kılık-kıyafet düzenlemesi ve kayıt tarihleriyle ilgili konuştu.

KAYIT İÇİN SON GÜN YARIN
Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Niza Park Otel’deki ABD’den gelen 60 okutmanla tanışma toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ”Ankara Üniversitesi ve ODTÜ’nün üniversiteye kayıtta öğrencilerden başörtüsüz fotoğraf istediğine ilişkin bir haberi” sorması üzerine, Özcan, şunları söyledi:

”Ankara Üniversitesi ve ODTÜ ile ilgili başörtüsü meselesinde gazetenin yazdığı doğru değil. O araştırıldı. Maalesef zaman zaman medyamızda doğruyu yansıtmayan haberler çıkabiliyor. Biz gerekli temaslarda bulunduk. Haber doğru değil. Bütün öğrenciler giydikleri ne olursa olsun, kıyafeti ne olursa olsun rahatlıkla girip kayıt olabiliyorlar. Fotoğrafları da olduğu gibi kabul ediliyor, bir sorun yok. Olaya bizim dikkatimizi çekecek, bir sorun olduğunu gösteren hiçbir olaya rastlanmadı.”

Özcan, ”Kayıtlarda harçlar dışında ek bir ücret talep edildiği” yönündeki haberlerin sorulması üzerine de, bu konuda kendilerine bir şikâyet gelmediğini söyledi.

Sadece uzaktan eğitim ile ilgili olarak materyal ücreti adı altında öğrencilerden bir miktar para istendiği dikkatimizi çekti. Biz bu yaptıklarının doğru olmadığını üniversitelere söyleyeceğiz. Bunun önüne geçeceğiz” dedi.

Özcan, ”Üniversiteye kayıt süresi uzatılacak mı?” sorusuna ise, ”Hayır. Kayıt süresi için yeterince zaman var” yanıtını verdi.

18 Eylül 2011
Okunma
bosluk

Çocuğu Okula Gitmek İstemeyenlere Öneriler

Uzmanlar, çocuğunuzun kaygısını gidermek ve bir an önce okula ısınmasını sağlamak için ebeveynlere, önerilerde bulundu.

Uzmanlar, çocuğunuzun kaygısını gidermek ve bir an önce okula ısınmasını sağlamak için ebeveynlere, okula gitmek istememesinin anlayışla karşılanmaması gerektiğini belirterek, anne ve babanın sakin ve kararlı bir tutum sergileyerek, çocuklarını her gün okula göndermelerinin şart olduğu vurguladı.
Çocukların bir süre ebeveynler tarafından okula götürülmesi ve okul saatlerinde dışarıda beklenilmesi tavsiyesinde bulunan uzmanlar, okula gidilmediğinde ise çocuğun evde oyun oynama ya da televizyon seyretme gibi eğlendirici faaliyetlerine izin verilmemesi, okulda işlenen konuların evde yaptırılması gerektiğini ifade ediyor.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Yasemen Işık Taner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukları ilk kez okula giden ailelerle ve eğitmenlerin bilinçli olması gerektiğini söyledi.

Çocukların, okul öncesi dönemde kendilerine bakan kişilere bağlandıklarını ve bir süre sonra ayrılma kaygısı yaşayabildiklerini belirten Taner, kaygının zaman içinde azalarak kreş döneminde öğretmene bağlılık şekline dönüştüğünü ifade etti.

Taner, okul çağında gelinmesiyle birlikte kimi çocuklarda anne babadan ayrılma ve okul ortamına ilişkin kaygı gelişebildiğini dile getirdi. Bu kaygının ebeveynler tarafından normal karşılanması, kesinlikle öfkeyle karşılık verilmemesi gerektiğini vurgulayan Taner, bu aşamada çocuğun öğretmenle kuracağını ilişkinin önemli olduğunu söyledi. Taner, ”Öğretmenle kurulacak iletişimle çocuk anne, baba ya da bakıcısından ayrılmaya tahammül edebilir” dedi.

18 Eylül 2011
Okunma
bosluk

DGS Düzenleme Geliyor

Yönetmelikle, meslek yüksekokulları ve açıköğretim ön lisans programlarından mezun olan başarılı öğrencilerin örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmaları ve yerleştirilmeleriyle ilgili esas ve usuller düzenleniyor.

Yeni düzenlemeyle, yönetmeliğin ”Yerleştirme” ile ilgili maddesine, ”Bir önceki yıl Dikey Geçiş Sınavı sonucunda merkezi yerleştirme ile bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar için ilgili ağırlıklı ön lisans başarı puanına uygulanan katsayı Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen oranda azaltılır” hükmü eklendi.

”Lisans öğrenimi” ile ilgili maddesi de değiştirilen yönetmelikte, lisans öğrenimine başlama hakkı elde eden öğrencilere üniversitelerince ön lisans eğitimi sırasında almış oldukları derslerden eş değer kabul edilenlere muafiyet verileceği ve kredileri dikkate alınarak, programdan alması gereken derslerin belirleneceği belirtildi.

Değişikliğe göre, öğrencinin alması gereken derslere göre programa kaydı yapılarak, eğitime devam hakkı verilecek.

Yabancı dille öğretim yapılan programlarda ve zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan programlarda öğrencilerin lisans programına başlayabilmeleri için üniversitenin yapacağı yabancı dil muafiyet sınavını geçmeleri veya yabancı dil hazırlık sınıfına devam ederek başarılı olmaları gerekecek. Yabancı dil hazırlık sınıfında ve lisans eğitim-öğretimi sırasında öğrenciler üniversitenin eğitim-öğretim yönetmeliğine tabi olacak.

Öğretim dili en az yüzde 30 yabancı dil veya tamamen yabancı dil olan programların yabancı dil hazırlık sınıfında başarısız olan öğrenciler, ”Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde Türkçe eğitim yapan yükseköğretim programlarına ÖSYM’ce yerleştirilebilecek. Dikey geçiş yapan öğrenciler 2547 sayılı kanunun 44. maddesindeki hükümlere göre öğrenimlerine devam edecek.

8 Eylül 2011
Okunma
bosluk

İmam Hatip Liselerine Talep Arttı

Yeni Sayfa 1 Katsayı farkı azaldı İHL’ye talep arttı
Katsayı farkının azalması imam hatip liselerini tercih edenlerin sayısında büyük bir artış sağladı. ÖNDER Başkanı Hüseyin Korkut, imam hatiplerde okuyan öğrenci sayısının 240 bini aştığına dikkat çekerek, “İmam hatibin en popüler olduğu dönemde bile bu sayı 200 bini bulmamıştı” dedi. İmam hatipliler fazladan 2-3 soru çözerek düz liselerle eşit duruma geliyor.

Katsayı farkı azaldı İHL’ye talep arttı

Halen imam hatipte okuyan öğrencilerin sayısının 240 bini bulduğu belirtiliyor. İmam hatip liselerinin en popüler olduğu dönemde bile bu sayı 200 bini bulmamıştı. Bunda İHL’nin 26. lise türünde 11. olması etkili oldu. ÖNDER Başkanı (İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı) Hüseyin Korkut kat sayı makasının daraltılmasının İmam Hatip Liseleri’ne ilgiyi ciddi biçimde artırdığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

BOŞ KONTENJAN YOK

“Biliyorsunuz öteden beri gelen bir haksızlık vardı. Ancak geçen yılYÖKbir karar alarak aradaki kat sayı farkını daraltı. İmam hatip ve meslek liseleri 0,12 ile düz liseler ise 0,15 ile çarpılıyor. Görüldüğü gibi 0,3′lük bir makas farkı var. Bu da inşallah önümüzdeki yıllarda kaldırılacaktır. Yani önümüzdeki yıllarda bu kat sayı anlayışı anlamsız hale gelecektir. Ancak bu kat sayıya rağmen son birkaç yıldır İmam Hatip Liseleri’ne ciddi bir teveccüh var. Şu anda okullarımızda boş kontenjan yok, nitelikli eğitim imkanı ortaya çıkıyor.”

TEREDDÜT ETMİYORLAR

“Bu kat sayı farkına rağmen geçen yıl Boğaziçi Üniversitesi’nin Hukuk, Tarih ve Felsefe bölümlerini kazanan öğrencilerimiz vardı. Bu sene ise inşallah Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan bir öğrencimiz 550 Puanla tıp fakültesine yerleşecek. Bu başarıyı fark eden velilerimiz ise çocuklarını imam hatip liselerine hiç tereddüt etmeden gönderiyorlar.”

8 Eylül 2011
Okunma
bosluk

Eğitim Tarihi

Eğitim tarihi bir dalı olarak , eğitimin dünyada zaman içinde izlediği yolu inceleyen bir bilim dalıdır. eğitim bilimlerinineğitim fakültelerinde araştırılmaktadır. Ancak tüm bilim dalları da kendi akademik geçmişlerini belgelemektedir. Sonuçta her bilim dalının katkıda bulunduğu bir paradigma olarak varlığını sürdürmektedir.
Eğitimin tarihini ortaya koyarken hem eğitim bilimlerinin tarihi hem de bir sosyal fenomen olarak eğitimin tarihi kastedilebilir. Dolayısıyla alan çok farklı görüşlerin birlikte varolmasına sahne olmuştur. Öğrenmeyi koşullanma olarak tanımlayan pozitivist eğitim bilimciler hayvanları da öğrenen olarak tanımladıkları için milyonlarca yıllık bir tarih çıkarırken eğitimi sosyal ve kültürel bir fenomen olarak tanımlayan oluşturmacı eğitim bilimciler ilk insanla başlatmayı yeğlemişlerdir. Öte yandan idealist ekol de uygarlık tarihi paralelinde bir tarih çıkarmıştır. Dolayısıyla bağlama ve literatüre göre farklı eğitim tarih paradigmaları ortaya çıkmıştır.
Çok paradigmalı bir bilim dalı olan eğitim tarihinin bu niteliğini pekiştiren diğer bir unsur da değişik ulusların değişik zamanlarda eğitim kurumları tesis etmiş olmaları ve kendi kültürel eğitim sistemlerini farklı şekillerde geliştirmeleridir. Dolayısıyla eğitim tarihini bir bütün olarak görmekle birlikte ulusların veya bölgelerin eğitim tarihlerini gözönünde bulundurmak elzemdir.
Eğitim tarihinin önemli bir özelliği ise tüm uygarlıklarda eğitimin din ile birlikte başlayıp gelişmesidir. Öncelikle ve özellikle dini eğitim için geliştirilen eğitim sistemleri daha sonra diğer bilim dallarında da eğitim vermeye başlamıştır. Bugün dünyada bulunan en eski üniversiteler dini eğitim kurumlarıdır.
Eğitimin tarihini ortaya koyarken hem eğitim bilimlerinin tarihi hem de bir sosyal fenomen olarak eğitimin tarihi kastedilebilir. Dolayısıyla alan çok farklı görüşlerin birlikte varolmasına sahne olmuştur. Öğrenmeyi koşullanma olarak tanımlayan pozitivist eğitim bilimciler hayvanları da öğrenen olarak tanımladıkları için milyonlarca yıllık bir tarih çıkarırken eğitimi sosyal ve kültürel bir fenomen olarak tanımlayan oluşturmacı eğitim bilimciler ilk insanla başlatmayı yeğlemişlerdir. Öte yandan idealist ekol de uygarlık tarihi paralelinde bir tarih çıkarmıştır. Dolayısıyla bağlama ve literatüre göre farklı eğitim tarih paradigmaları ortaya çıkmıştır.
Çok paradigmalı bir bilim dalı olan eğitim tarihinin bu niteliğini pekiştiren diğer bir unsur da değişik ulusların değişik zamanlarda eğitim kurumları tesis etmiş olmaları ve kendi kültürel eğitim sistemlerini farklı şekillerde geliştirmeleridir. Dolayısıyla eğitim tarihini bir bütün olarak görmekle birlikte ulusların veya bölgelerin eğitim tarihlerini gözönünde bulundurmak elzemdir.
Eğitim tarihinin önemli bir özelliği ise tüm uygarlıklarda eğitimin din ile birlikte başlayıp gelişmesidir. Öncelikle ve özellikle dini eğitim için geliştirilen eğitim sistemleri daha sonra diğer bilim dallarında da eğitim vermeye başlamıştır. Bugün dünyada bulunan en eski üniversiteler dini eğitim kurumlarıdır.

Mezopotomya Uygarlıkları
Sümerler, şüphesiz, M.Ö. 3200 yılında tüm insan toplulukları içinde yazıyı ilk geliştiren toplum olarak kurumsal ve sistemli eğitim geleneğini ilk oluşturan ulusturlar. Öyle ki onların oluşturdukları kurumsal yapılar ve süreçler bölgede sonra ortaya çıkan uygarlıkklar tarafından miras alınmıştır. İlk kez yazıyı gelliştirmenin yanında, takvim, ölçüm, matematik, geometri, edebiyat gibi dallarda ilk olarak tarihte yerlerini alırken bu entellektüel bilgi ve becerileri sistemli eğitim kurumları ile nesilden nesile taşımışlardır.

5 Eylül 2011
Okunma
bosluk

Öğretmen Adayları 3 Aşamalı Yeterlilik Sınavından Geçecekler

Milli eğitim Bakanı Ömer Dinçer nitelikli öğretmen yetiştirmek için 3 aşamalı bir sınav sistemi getireceklerini açıkladı.Kpss den sonra kendi branşlarında sınav olacak öğretmen adayları böylelikle daha nitelikli bir statüye kavuşacaklar.
Dinçer, öğretmenlerin KPSS’den sonra kendi branşlarında da seçme sınavına alınacağını, ayrıca 3 aşamalı yeterlilik eğitiminden geçeceklerini açıkladı.


Öğretmen olabilmenin şartları yeniden düzenleniyor. Öğretmen atamalarını değiştirecek sistemi ilk kez SABAH’a açıklayan Bakan Dinçer, eğitim sisteminde tespit ettiği en önemli sorunun nitelikli öğretmen yetiştirmek olduğunu kaydetti. Öğretmen alımının ilgili üniversiteden mezun olmuş diploma sahiplerinin KPSS puanı ve kura sistemiyle gerçekleştiğini belirterek, “Mevcut sistem objektif ama öğretmenlik mesleği için yeterli değil” dedi. Yeterlilik kazanan öğretmenlerin atamalarının ardından da mutlaka oryantasyon eğitimi alacaklarını belirten Bakan Dinçer, şunları kaydetti:
İLK ORYANTASYON EYLÜLDE
“Biz pilot olarak oryantasyon eğitimini bu yıl ataması yapılacak 11 bin 544 öğretmen adayına vereceğiz. Gönül isterdi ki 40 bin öğretmenimize verelim ancak zaman yeterli değil. Atanacak olan öğretmenlerimiz okullar açılmadan önce Eylül ayında 3 hafta boyunca mesleki eğitim alacaklar. Eğitimler atandıkları illerde verilecek. Oryantasyon eğitiminde genç öğretmenlere hem mesleki hem de atandıkları ilin eğitim şartları ve özelliklerine ilişkin bilgi verilecek. Bu uygulama bundan sonraki yıllarda yeni atanan her öğretmene yapılacak.” Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı öğretmen yeterlilik sınavı tasarısına göre, KPSS’de Genel Kültür ve Genel Yetenek sınavlarında başarılı olan öğretmen adayları kendi branşlarında seçme sınavına katılacak. Soruları üniversitelerden hazırlanacak uygulamayı EĞİTEK yapacak. Henüz tasarı halindeki bu uygulama için önümüzdeki yasama döneminde devlet personel alımıyla ilgili yasada değişiklik yapılması öngörülüyor. Milli Eğitim Bakanı Dinçer, mevcut görev yapmakta olan öğretmenlerin de gelecek yıldan itibaren “Mesleki Yenilik” eğitiminden geçirileceğini belirterek, “Tecrübeli öğretmenlerimiz de yeni mevzuat ve gelişen teknoloji ile yenilikler konusunda sürekli bir eğitimden geçirilecek” diye konuştu.
84 ayrı alanda branş sınavı
2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda kopya ve soru sızdırma iddialarının ardından gündeme gelen MEB’in yeterlilik Sınavı, Milli Eğitim Şura kararları arasında yer almıştı. Buna göre, örneğin resim öğretmenliği için resim alanında, matematik öğretmenliği için Matematik alanında olmak üzere toplam 84 alanda sınav yapılacak. Yeterlilik branş sınavlarının MEB bünyesinde yapılması öngörülüyor. Türkçe öğretmeni olmak isteyen bir aday, bu alanda lisans eğitimin tamamladıktan sonra gireceği yeterlilik sınavında, Matematik, Fizik soruları çözmek zorunda kalmayacak. Sadece Türkçe soruları ile yeterliliği ölçülecek. Bu sınavların altyapısını da Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü geliştiriyor

8 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Geleceğin Gözde Meslekleri

Geleceğin gözde meslekleri nedir, nasıl bir meslek seçimi yapmalıyız,gelecekte parasal konuda gelir getiren meslekler hangileri olacak.

Kısacası doğru meslek seçimini nasıl yapmalıyız.

Bu konuda sizi bilgilendirelim.

 TIBBIN YILDIZI SÖNMEDİ: Tıbbın yıldızı parlamaya devam edecek. Nöroşirurji, onkoloji ve genetik uzmanları aranır olacak. Zorlaşan hayat şartları psikiyatristlere ilgiyi artıracak.

- GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI: Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın olmasına karşın Türkiye’de bilinmiyor. Gelecekte bu mesleği seçenler çok cazip imkanlarla karşılaşacaklar. Önlisans bölümleri açılmaya başladı.

- SPİKERLİK: Özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte önem kazanan haber spikerliği, bugün gençler arasında en çok tercih edilen mesleklerden birisi.

- GENETİK MÜHENDİSLİĞİ-MOLEKÜLER BİYOLOJİ: Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılıyor. Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında da cazip.

- FİYATLANDIRMA UZMANLARI: Fiyatlandırma uzmanları yeni ürünlerin piyasaya çıkmadan önce gerçek fiyatlarını belirlemek için ön çalışmalar yapar. Ticaretin her zaman revaçta olduğu günümüzde bu meslek grubuna hep ihtiyaç olacak.

- ÇEVRE BİYOTEKNOLOJİSİ: Lisans eğitiminin yanı sıra tarım ve ziraat mühendisleri de bu alana geçiş yapabilirler.

- GAZETECİLİK, BASIN-YAYIN: İnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de artarak devam edecek. Bugünün gazetecileri, özellikle savunma, ekonomi, magazin gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyor. Böylece, geçmişteki ‘her şeyi bilen gazeteciler’ dönemi tarihe karışıyor.

Artık Türkiye de araştırmacı yetiştirecek

BAHÇEŞEHİR Üniversitesi önemli bir fonu sadece araştırmacı yetiştirmek için yurtdışına gönderiyor. Bütçesinin yüzde 75′i Bahçeşehir Üniversitesi, kalanı ise New York Üniversitesi (NYU) tarafından karşılanacak proje, 3 yıl sürecek ve 4 farklı uygulamadan oluşacak.

- ARAŞTIRMA YÖNTEM OKULU: Bahçeşehir Araştırma Yöntemleri Okulu’nun kadrosu NYU başta olmak üzere, Michigan, Brown, Harvard, Graduate Center (CUNY) üniversitelerinde dersler veren akademisyenlerden oluşacak.

- DEĞİŞİM PROGRAMLARI: 3 yıl boyunca NYU ile Bahçeşehir Üniversitesi arasında öğrenci değişimi yapılacak.

- BİLİMSEL TOPLANTILAR: Her yıl biri İstanbul’da bir diğeri de New York’ta olmak üzere iki bilimsel toplantı organize edilecek. İlk bilimsel toplantı NYU Doktora Çalışmaları ve Araştırma Dekanı Dr. Perry Halkitis tarafından 26-27 Kasım 2011 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek.

- GENÇLİK ARAŞTIRMALARI: Gençlik Araştırmaları Projesini Dr. Selçuk Şirin anlattı: Türkiye nüfusunun yüzde 50′si 29 yaşının altında olan, nüfusun önemli bir kısmı eğitim safhalarında halen yer alan bir ülkede bizim geleceği anlamamız gençleri anlamaktan geçiyor. Bütün bunları yapmak için biz Bahçeşehir Üniversitesi’nde bir araştırma merkezi kuruyoruz.’

4 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Lys’de Doğru Meslek Tercihi Nasıl Yapılır

Uzun bir çalışma döneminden sonra sınava girdiniz. LYS sonuçları açıklandı .Bazı öğrenciler bekledikleri puanı aldı, bazıları da beklediği puanın istediği bölüme yetmediğinden şikayetçi. Peki bundan sonra ne yapacaksınız, hangi bölümü ve mesleği tercih edeceksiniz. Ben sizlere, Dersanedeki rehber öğretmenlerinizin size şunu şuraya yazalım, burası yüzdelik dilim için uygumdur demeyeceğim. Bu yazıda sizlere, en doğru tercihin bilinçli bir meslek seçimi ile olacağını anlatmak istiyorum

 15 yıldan beri eğitimin içinde yer alan bir eğitimci olarak size şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki başarı sınav sonucunuz asla değildir. Eğer başarıyı sadece, sınavda aldığınız puanlarla ifade ederseniz yanlış yaparsınız, hayatınız boyunca yapmak istemediğiniz işi yaparsınız bu da sizi mutsuz yapar. Peki o halde ne yapmalıyız?

 Meslek seçimi ile ilgili herkesi dinleyin ama son kararı siz verin. Çevrenizden özellikle Ailenizden duyduğunuz, komşunun kızı şurda okuyor, amcanın kızı, yengenin oğlu şu bölümde, bunlara asla itibar etmeyin. Sizin yeteneğiz, kabiliyetiniz neyse onu tercih edin. Bunu 2 örnek ile açıklamak istiyorum.

 Çanakkale / Gelibolu’da öğrencilik yıllarımda, biz dersaneye giderken, gece gündüz ders çalışıyorduk. Benim çözdüğüm soru günde 1000 civarındaydı. Ancak, Ersan pek ders çalışmaz, benim tercihim belli derdi. Ersan bizim kadar çalışmadı, ve 2 yıllık Gümrük bölümünü yazdı . Okudu , mezun oldu, ,iş hayatında, normal hayatında oldukça başarılı diyebilirim. Ersan , çevresinin baskılarına kulak asmayıp kendi yapmak istediği işi belirledi ve onu gerçekleştirdi. Yıllar sonra, ben Ersan’a neden Gümrük yazdın dedim. “Bir gazetede gümrükçüye ihtiyaç var yazısını okudum, hemen görev almak istedim ve öyle de oldu” dedi.

 

Diğer örnek ise, İstanbul Teknik Üniversitesi / Mimarlık bölüme derece ile giren Necati . Necati, ilkokul, lise hayatında hep başarılarla dolu bir hayatı olmuştu. Teşekkür almak onun için başarısızlıktı. Boğaziçi Eğitim Danışmanlık Kurumlarında tanıştık, İTÜ mimarlık son sınıftaydı. Özel ders vermek istiyordu. Şaşırdım. Çünkü, Necati’nin üniversitede bir projede yar alması ya da staj yapması lazımdı. Neden özel ders vermek istiyorsun dedim. Tekrar üniversite sınavlarına hazırlandığını ifade etti. Neden dedim. Cevabı çok hazindi. “ Hocam, ben üniversite sınavında yüksek başarı kazanarak bölüme 2. olarak girdim. 2. Sınıfa geldiğimde çizim derslerinde zorlanmaya başladım. Diğer derslerde çok iyiydim ama çizim yapamıyordum. O sene o dersten zor geçtim. Ama 3. Sınıfta hocama bu durumu açtım ve bana 3boyutlu görme yeteneğimin olmadığını söyledi. Yani hayatım boyunca elime aldığım bir projedeki çizim zihnimde canlandıramayacaktım. Ben hep işletme istemiştim. Ama annem ve babam, akrabalarımızla benim üzerimden rekabete girmişlerdi. O gün kazanan annem babam olmuştu ama bugün kaybeden benim. Necati İTÜ / Mimarlık bölümünden mezun oldu ama tekrar sınava girdi. İTÜ işletme mühendisliğinde, derslerini saydırarak 3 senede mezun oldu. Şimdi Amerika’da GOOGLE’ın merkezinde çalışıyor.

 Siz de meslek seçerken, kendi realitenizi değerlendirin. Heves ile yola çıkmayın.

Tercih yapacak tüm öğrencilere başarılar diliyorum.

 

Serkan GURER

Eğitim Koçu

 

31 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

Kpss 2011 Lisans Sınav Sonuçları Açıklandı

2011 Kpss Lisan Sonuçları

Merak ve heyecanla beklenen Kpss lisans sınav sonuçları nihayet bu gün açıklandı sonuçları görmek için Lütfen Tıklayın

 

29 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

Polis Kolejlerine Başvuru Nasıl Yapılacak

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne başvuru şartları, 2011 yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzunda yer aldı. Buna göre fakülteye ön başvurular 27 Temmuz-2 Ağustos 2011 tarihleri arasında internet üzerinden alınacak.

Kılavuzda yer alan bilgiye göre, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne 190’ı erkek, 10’u bayan olmak üzere toplam 200 öğrenci sınavla alınacak.

Başvuruda bulunacak adaylarda aranan şartlar arasında, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak; evli, boşanmış ve/veya nikahsız yaşıyor olmamak, genel lise ve dengi okul mezunu olmak, sınavın yapıldığı yılın 1 Ekim (dahil) tarihi itibari ile 22 yaşından gün almamış olmak; erkekler için 167 cm, bayanlar için 165 cm’den kısa boylu olmamak ve herhangi bir hastalığa bağlı olmaksızın, beden kitle indeksi 18 (dahil) ile 27 (dahil) arasında olmak” yer alıyor.

Ayrıca adayların sağlık durumu yönünden “Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği”nde yer alan sağlık koşullarını taşımaları gerekiyor. Herhangi bir eğitim-öğretim kurumundan disiplinsizlik nedeniyle çıkarılmamış olması gereken adaylarda başvuru için aranan diğer şartlar ise şöyle:

“-Fakültenin eğitime başlama tarihinde askerlikle ilişiği bulunmamak,
-Lisans eğitimine alınacak lise mezunları için 2011-LYS sınavından (TM-1, TM-2, TM-3, MF-3, MF-4, TS-1, TS-2) puan türünden (375) ham puan,
-Emniyet Teşkilatı personeli şehit veya vazife malullerinin çocukları için ise yine aynı puan türlerinin herhangi birinden (180) ham puan veya daha yukarı puan almış olmak,
-Bağımlılık derecesinde alkol, kumar alışkanlığı bulunmamak, uyuşturucu veya psikotrop maddeler hiç kullanmamış olmak,

19 Temmuz 2011
Okunma
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabı
reklam
reklam

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Siteler

Ödev